Webshop olarak 20 yıla yaklaşan deneyimimiz ve her biri alanlarında uzmanlaşmış teknik kadromuzla hem kurumsal firmaların hem de bireysel kullanıcıların bilgisayar, bilişim ve internet ilgili sorunlarına çözümler buluyoruz.
Haber Detayı
25 Ocak 2021 - Pazartesi 12:31
 
Diplomalar Pasaporttur, Vize Almadan Bir İşe Yaramaz!
Renkli kişiliği ve sıra dışı fikirleriyle Ermenice “Günaydın” anlamına gelen ‘Pari Luys’ instegram hesabından Kirkor Sar’ın sunduğu canlı yayın programına katılan geçmiş dönem Bakırköy Belediye Meclis Üyesi ve Adalar Belediye Başkan Aday Adayı Nurhan Çetinkaya, “Üniversite diploması pasaporttur. Vize almadan tek başına hiçbir işe yaramaz” diyerek, gençlere tavsiyelerde bulundu.
YAŞAM Haberi
Diplomalar Pasaporttur, Vize Almadan Bir İşe Yaramaz!

1967 yılında İstanbul Kurtuluş’ta dünyaya gelen Çetinkaya, kısaca anlattığı çocukluk ve gençlik döneminde hem okuyup hem iş hayatına atıldığını, sonrasında iş hayatının daha cazip geldiğini ve lise eğitimini bırakarak askere gidene çalıştığını söyleyerek yaşamını şöyle sıraladı.

 

Pangaltı Lisesi’nde eğitim hayatına başladı ve devam etti. Pangaltı Lisesi'nden Yetişenler Derneğinin Yönetim Kurulunda 2. Başkan yardımcılığı yaptı. İş hayatının daha cazip geldiği gençlik döneminde askere gidene kadar Kapalı Çarşı’da kuyumcu mıhlayıcısı çırağı olarak çalıştı.

 

Askerden sonra babasına ait olan aydınlatma ve yedek parça firması Oto Koçkaya’da çalışmaya başladı.

 

ÜRETEN VE ARTI DEĞER SAĞLAYAN İŞ İNSANI ÇETİNKAYA

 

1994 - 1995 kriz dönemini stratejik bir hareketle fırsata çevirip finans şirketine, plak şirketine ve eşarp firmasına ortak oldu.

1996 yılında Cemsan’ın ortağı oldu.

2000 yılında Atatürk Barajının Makina Parkının (2000 iş makinesi ve 41.000 m2 stok depoları ) tasfiye işini yaptı ve atıl duran malzemeleri dünyanın çeşitli ülkelerine pazarladı.

Urfa Harran Üniversitesi’nin makine fabrikasında deniz dibi temizleme gemisi üretti, bunu Ortadoğu’ya pazarladı. 7 yıl boyunca süren bu iş zarfında NCM Dış Ticaret firmasını kurdu.

Danışmanlığını yaptığı şirketle birlikte Adıyaman’da Nisisbi Köprüsü ve 21 hidroelektrik santral projesini hayata geçirdi.

Halen aydınlatma ürünleri üreten bir firmanın da ortaklığının yanı sıra, bazı şirketlere de danışmanlık vermekte.

 

ÖRGÜTÇÜ VE SİVİL TOPLUM AKTİVİSTİ ÇETİNKAYA

 

Nurhan Çetinkaya, sivil toplumun demokrasilerdeki önemine hep inandı. Birçok sivil toplum kuruluşuna üye oldu, faaliyetlerine öncülük etti. 1990 yılında Selamiçeşme Lions kulübü kurucu üyeliği, 1995 yıllında Bankacı Bülent Şenver’in çalışma ekibinde TABA yönetim denetim kurulu üyeliği, Merhum Prof Dr Kriton Curi nin başkanlığını yaptığı Çevre Koruma ve Yeşillendirme Derneği üyeliği, Merhum Üzeyir Garih ile sosyal yaşam üzerine çalışmalar yaptı. Şişli Spor Kulübü üyeliği yaptı. Halen Yeşilyurt Spor Kulübü’nün üyesi ve birçok dernek ve kulüpte fahri üyelik yapmakta

 

Çetinkaya kurucusu olduğu Kınalıada ve Adalar Platformları ile Adalar'ın sorunlarını gündeme getirdi ve bu sorunların çözümleri için projeler üretti. Adalar’ın sorunlarını TBMM’de ve birçok ulusal medya kanalında anlattı.

 

Yaklaşık sekiz yıl önce 11 arkadaşıyla birlikte sütkardeşler grubunu kurduklarını, Sütaş’la yaptıkları anlaşma gereğince her gün 1000 öğrenciye süt dağıttıklarını bunu da Milli Eğitim Bakanlığının çocuklara süt dağıtana kadar sürdürdüklerini anlatarak, yaptıkları çalışmalara kısaca örnekler veren Çetinkaya, oluşturdukları  ‘Mum Işığı Kadınları’ ekibiyle hediyelik eşya satışı yaptıklarını ve geliriyle derneklerine yardım amacını taşıdıklarını belirtti.

 

Geçmiş dönemlerde gelir getirici projelerini patrikhaneye götürdüklerini, o dönemlerde patrikhanenin kurumsallaşmadan yana sıkıntıları olmasından dolayı projeleri hayata geçiremediklerini, ilerleyen süreçte ise yapabileceklerinin altını çizdi

 

BİRÇOK SOSYAL AKTİVİTEYE ÖNCÜLÜK EDEN ÇETİNKAYA

 

Sağlıklı yaşama dikkat çekmek için bisikletle Hopa’dan İstanbul’a geldi.

Dünya Bisiklet Günü’nde 10.000 bisikletle İstanbul 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nü geçti.

Görme Engellilerin yaşamına dikkat çekmek için Dünya Görme Günü'nde 3 saat boyunca gözlerini siyah bir bandajla kapatarak Bakırköy'de dolaştı.

Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi olduğu dönemde Kültür ve Sosyal İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak bir dönem görev aldı. Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera Merkezi’ni 2 sezon koordine etti.

Düzenlediği konserler, etkinlikler ve hayata geçirdiği projelerle hem Bakırköy Belediyesi’nin hem de atıl durumda olan Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nin ulusal düzeyde tanınmasını sağladı.

Leyla Gencer ve Opera Merkezi’nde, yaklaşık 350 etkinlik yaptı, 200 bin kişiyi ağırlayarak sadece Bakırköylüleri değil tüm İstanbulluları sanatla buluşturdu.

Yarattığı modelin kurum tarafından benimsendiğini düşünerek, artık seyirci koltuğunda olmak istediğini belirterek, 11 Ekim 2017 günü Dünyaca ünlü piyanist İdil Biret ile gerçekleşen açılış galasında sahneye çıkıp görevi devretti.

 

HAYAT DAMARLARI SANAT OLAN ÇETİNKAYA

 

Sanat ve spor Nurhan Çetinkaya için hayatla kurduğu en önemli bağlar arasında. Cam, resim ve heykel başta olmak üzere iyi bir sanat koleksiyoneri. Bisiklet tutkunu. Günlük hayatında motorlu taşıt yerine bisiklete binmeyi tercih ediyor.

Seyahat etmeyi bir yerden bir yere gitmek olarak değil yeni yerler ve insanlar tanımak olarak görüyor.

 İnsanları ve üretmeyi seviyor.

Kendisini “ailesine bağlı bir HÜMANİST” olarak tanımlayan Çetinkaya’nın “Kızıma Mektuplar” isimli yayınlanmış bir kitabı da bulunuyor.

 

“İNSAN EN BÜYÜK TECRÜBELERİ KAYBETTİĞİ ZAMANLARDA EDİNİYOR”

 

“Tecrübe hiçbir yerde okutulmaz” diyen Çetinkaya, “Tecrübe yaşamın kendisidir ve eğer çocuğuna bir miras bırakacaksan, tapudan, bankadaki hesaptan veya bir dolu menkulden çok daha önemli olan tecrübelerini aktarmalısın. Çünkü servet çocuğunun iyi yaşamasını ama tecrübe onun o serveti korumasını sağlar. Eğer sen tecrübeni çocuğunla paylaşmıyorsan ikinci üçüncü kuşak o servete sahip olamaz. Tecrübelerimi sadece kendi kızıma değil, arkadaşlarına ve onun jenerasyonuna da aktarmak istedim. İnsan en büyük tecrübeleri kaybettiği zamanlarda ediniyor ve eğer kaybetmiyorsunuz kazanmayı bilmiyorsun. İnsan kaybettiği zaman tecrübeyle daha güçlü çıkıyor” diyor. 

 

Kitabının ön ve arka kapak fotoğraflarında kızı Kayra’nın yaptığı resimleri kullandığını, alt başlık olarak da, ‘Bir babanın çocuğuna vereceği çok şey vardır; mesela bankada yüklü bir para yahut bir arsa tapusu ama ben sevgili kızıma manevi değerinin yüksek olduğunu düşündüğüm hayatımın kesitlerini miras bırakıyorum”  ifadelerini kullandığını söylüyor.

 

Acıların değişmediğini değişen tek şeyin iletişim olduğunu söyleyen Çetinkaya, toprağın aynı şekilde üretmeye hazır beklediğini, önemli olanın çocuklara toprağa ekmeyi öğretmek olduğunu vurgulayarak, “Çocuklarımıza kendi yaşadığımız kötü anları öğretmemiz lazım ki onlarda gelecek hayatlarını buna göre kurgulasınlar” diyerek devam ediyor.

 

Halen Yurt Haber Ajansı’nda köşe yazılarıyla yaşadıklarını yazıya dökerek anlatmayı sürdüren Çetinkaya, çocukların bir fanus içinde yaşadığını, pazardaki ürünün fiyatını almaktan tutun da, alacağı ürünün gerekliliğine kadar pek çok şeyi bilmediğini söyleyerek, şimdilerde de anne babalara tavsiye niteliğinde ve biraz da mizah katarak kayınvalidesine ithaf edeceği bir kitabın daha hazırlığında olduğunu belirtiyor.

 

ALT KİMLİĞİ NE OLURSA OLSUN, ÜLKESİNİ SEVEN HER İNSAN SİYASETTE ROL MODEL OLMALI

 

Ülkesini seven ve sahip çıkan, alt kimliği ne olursa olsun her insanın siyasette bir rol model olması gerektiğini belirterek devam eden Çetinkaya, yaptığı projelerini kendi cemaatleri içinde yürütülebilmesi yönünde bir çalışması olup olmadığını soran Kirkor Sar’a, cemaatten böyle bir teklif gelmediğini, mevcut koşulları nedeniyle aktif rol alamasa da fikirleri ve projeleriyle her zaman destek olmaya hazır olduğunu ifade ediyor.

 

Güne her zaman “Günaydın Kainat” diyerek başlayan Çetinkaya, kainatın tüm dünyayı kapsadığını, insanın kainatta çok küçük bir yer kapladığını ve kainatın sahibinin insan olmadığını söyleyerek, “Tanrı var, kuş var, köpek var, denizler var, balıklar var ve hepsinden önemlisi tanrının insanlara verdiği akıl ve zeka var. Kainatta biz insanlara yaşama gücü ve sevinci veren her şey var” diyor ve her sabah bir bütüne selam vermenin gerekliliğine inandığını belirtiyor.

 

“KRİZLERİN ŞİRKETLER İÇİN HER ZAMAN BİR CHECKUP DÖNEMİDİR”

 

Pandemi süreci ile birlikte ülkemizin yaşadığı ekonomik krizle ilgili düşüncelerini de paylaşan Nurhan Çetinkaya, krizlerin şirketler için her zaman bir checkup dönemi olduğunu, şirketlerin normal akışları döneminde kendini çok fazla tahlil etme imkanı bulamadığını, kriz döneminin sonrasını fırsata dönüştürmek için şirketlerin çalışma ortamlarını, pazardaki hareketliliklerini, mevcut koşullarını değerlendirmesi için bir fırsat olduğunu savunuyor.

 

Önümüzdeki 5 yıllık süreçte pandeminin etkilerinin devam edeceğini, bunun dünyada hesabı yapılan bir durum olduğunu söyleyen Çetinkaya, şirketlerin mevcut maliyetlerini hesaplayarak kısıtlamaya gitmesi gerektiğini, tasarruf dönemini iyi yönetenlerin ayakta kalabileceğini ama mevcut maliyetlerini değişmeyen şirketlerin durumunun iç açıcı olmadığını belirtti.

 

Bu dönemde özellikle borcun ve kredinin çok önemli olduğunu vurgulayan Çetinkaya başımızda ekonomiyi bilmeyen bir hükümet olduğunu, hazinenin 117 milyar parasının buhar olduğunu, bunun hesabını da kimsenin vermediğini belirterek, esnafın, “Ben 40 yıldır devlete vergi ödüyorum devlet bana 40 gün bakamadı” diye veryansın ettiğini söyledi.

 

Çetinkaya, bütçe hesaplamalarının yapması, gereksiz alışverişlerden ise ihtiyacı yönelinmesi,  80 sonrası yaratılan ‘harcayan toplum’ alışkanlığından da vazgeçilerek tasarruf önlemlerini sıkı sıkıya alınması gerektiğini belirtti.

 

“YOLLARI ASFALT DÖKMEKTEN DAHA KIYMETLİDİR SANAT DÖKMEK”

 

Sanata, sanatçıya bakış açısını ve sanatın ne demek olduğunu da kendince tarif eden Çetinkaya, yerel yöneticilere her zaman, ‘yolları asfalt dökmekten daha kıymetlidir sanat dökmek’ dediğini, sanatsız bir toplumun olmayacağını belirterek, “Sen hiç sanatla uğraşan, şarkı söyleyen, enstrüman çalan bir katil gördün mü?” diye sordu.

 

2 milyon Türk’ün yaşadığı Almanya’da aşının bulunduğunu ama 82 milyonun yaşadığı Türkiye’de bu tür olayların olmadığını vurgulayan Çetinkaya, “Bu toplumun son 20 yılda kaybettiği en büyük şeyin sanattır, sanatçı yetiştirememesidir” diyerek,   “Üreten toplumlar mutludur, tüketen toplumlar ise mutsuzdur.” Diyerek devam ediyor.

 

Alarko Holding'in kurucularından Yahudi asıllı Türk iş adamı Üzeyir Garih’in gençliğinin akıl hocası olduğunu, her zaman fikirlerine saygı duyduğu, bilgi edindiği bir klavuz olduğunu ve iş hayatından özel hayatına kadar babasıyla paylaşmadığı pek çok şeyi onunla rahatlıkla paylaşabilecek samimiyette olduğunu söyleyerek, Garih’in iş hayatıyla ilgili bilgi, birikim ve tecrübelerinden oluşan kitaplarını tüm gençlere okumasını tavsiye ediyor.

 

“VİZE ALMADAN PASAPORT TEK BAŞINA BİR İŞE YARAMAZ”

 

Yıllar sonra nasıl ki pasaport almadan vize alınmayacağını, vize olmadan da pasaportun bir işe yaramadığını yine tecrübeleriyle edindiğini söyleyen Nurhan Çetinkaya, bıraktığı liseyi tamamlayarak üniversite sınavına girdiğini, şimdilerde İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi olduğunu söyleyerek, hem sevdiği hem de gerekliliğine inandığı için ciddi anlamda derslerine çalıştığını ve 2 sınıfı da başarıyla geçtiğini belirtti.

 

“EŞİMLE PAYLAŞMADIĞIM BİLGİLERİMİ, VİZE ALABİLMEK İÇİN TANIMADIĞIM İNSANLARLA PAYLAŞIYORUM”

 

Matematiğe hayatı boyunca tersten baktığını, bu olmasaydı yerine koyardım mantığıyla hareket ettiğini ve her şeyin B, hatta C planı olması gerektiğine inandığını söyleyen Çetinkaya, konuşmasının sonunda gençlere tavsiyelerde bulunarak, insanın en yakını olan eşiyle paylaşmadığı bilgilerini ‘Vize’  almak için hiç tanımadığı insanlarla paylaştığının altını çizerek, “Üniversite diploması pasaporttur, vize olmayınca bir işe yaramaz” dedi.

 

Her işin öncelikle ustasından öğrenilmesi gerektiğine inandığını belirten Çetinkaya, “Eğer ressamsınız iyi bir ressamla, mühendis iseniz işinde uzman olmuş iyi bir mühendisle, lastikçiyseniz bile iyi bir lastik ustasıyla dost olacak, her işi ustasından saha da öğreneceksiniz ki başarılı olasınız” dedi.

 

Elektrikler kesilince muma ihtiyaç olduğunu ve aslında her şeyin başa döneceğinin altını çizen Çetinkaya, pandemi sürecinin de aslında insanlara doğaya ve üretime yönelik çok şey kattığını, bilmediklerini öğrettiğini, düşünmediklerini düşündürdüğünü söyleyerek, “Hayatında hamur yapmamış kadınlar, evlerinde ekmek yaptı” diyerek de örnek verdi.

 

Bundan 20 yıl sonra insanların evlerini boyatacak ‘Boyacı Ustası’ bulamayacağını söyleyen Çetinkaya, gençlere masa başı işlerdense üretime dayalı işlere yönelmeleri konusunda tavsiyelerde bulunarak, öncelikle yaptıkları işin hakkını verecek ustalık ehliyetlerini almalarını söyledi.

 

“TECRÜBE TESCİLLENMİŞ BİLGİ BİRİKİMİDİR”

 

Pandemi sürecinde toprağın, hayvanın, atık ürünlerin dönüştürülmesinin, çevre temizliğinin ne denli önemli olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekleyen Nurhan Çetinkaya, üretim konusunda gençlerin kendilerini yetiştirmesi gerektiğine inandığını belirtti.

 

Gençlerin iş hayatında bilginin yanı sıra deneyimli olanların tecrübelerini algılama peşine düşmeleri gerektiğini söyleyen Çetinkaya, edinilmiş deneyimlerin arkasında yılların hataları ve doğrularının barındırdığını belirterek, “Tabir yerindeyse tecrübe tescillenmiş bir bilgi birikimidir” dedi.

 

Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Nurhan Çetinkaya, “Sermaye paradan çok akıldır. Akıl yoksa paraya da ihtiyaç yoktur. Araştırmak ve ezbercilikten kaçmak gerekiyor. Siyaset nasıl ki boşluklara doldurma sanatıysa, yaşamda ticarette boşluklara doldurma sanatıdır. O yüzden gençlerin eksik olan üretimi doldurması gerektiğine inanıyorum. Diplomalarınız duvarda bir süs yahut cebinizde pasaport olarak kalmasın. Unutmayın ki vize olmadan pasaport bir işe yaramaz” diyerek konuşmasını tamamladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Nurhan Çetinkaya, İdil Biret, Leyla Gencer Opera Merkezi, Bakırköy Belediyes
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-176058651-1