11. Fotoğraf Yarışması Başlıyor
Webshop olarak 20 yıla yaklaşan deneyimimiz ve her biri alanlarında uzmanlaşmış teknik kadromuzla hem kurumsal firmaların hem de bireysel kullanıcıların bilgisayar, bilişim ve internet ilgili sorunlarına çözümler buluyoruz.
Haber Detayı
09 Nisan 2021 - Cuma 20:42
 
Depreme Dayanıklı Konutlarda Yaşam Hakkı İsteyen Halk Meclisi, Kamu Yöneticilerini Göreve Davet Etti
Bakırköy Kentsel Dönüşüm Dayanışma Meclisi, 1999 depreminin üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen, kamu yöneticilerinin kamusal sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmediğini belirterek, Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.
GÜNCEL Haberi
Depreme Dayanıklı Konutlarda Yaşam Hakkı İsteyen Halk Meclisi, Kamu Yöneticilerini Göreve Davet Etti

Bakırköy Kentsel Dönüşüm Dayanışma Meclisi, 1999 depreminin üzerinden  21 yıl geçmesine rağmen, kamusal sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmeyen yerelden genele tüm kamu yöneticilerini göreve davet etti. Özgürlük Meydanı’nda yapılan basın açıklamasının ardından, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bakırköy Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığına taleplerini içeren dilekçelerini imzaya açan grup, ilçe belediyesine dilekçelerini vererek, “Bu daha başlangıç” dedi.

 

Her mahalleden 2 temsilcinin ve konunun uzmanlarının yer aldığı Danışma Kurulu ile birlikte, taleplerini içeren dilekçelerini ilk adımda ilgililere ileteceklerini ve dönüşüm gerçekleşene kadar çalışmalarını sürdüreceklerini söyleyerek basın açıklamasını okuyan Yüksek Mimar ve Kent Plancısı Asuman Yarkın Yeşilırmak, öncelikli taleplerinin yerinde dönüşüm olduğunu belirtti.

 

6306 sayılı kanunun çözüm olmaktan uzak kaldığını, halkın müteahhitlik sistemine mahkum bırakıldığını ve bu güne kadar yapılan dönüşümlerin ödeme gücü ve kentsel rantı yüksek olan bölgelerde sınırlı sayıda yapıldığını söyleyen Asuman Yarkın Yeşilırmak, ülkemizde depreme yol açan yaklaşık 15.000 km’si ana aks olmak üzere, toplam 24500 km. uzunluğunda canlı fay hattı bulunduğuna da dikkat çekti.

 

Açıklamasını sürdüren Asuman Yarkın Yeşilırmak, şöyle devam etti.

 

"DEPREM VERGİLERİ DEPREM SONRASI DEĞİL, ÖNCESİ İÇİN KULLANILMALIDIR"

 

1999 depremleri sonrasında emekçi halktan tahsil edilen, “deprem vergileri” tutarının 180 milyar TL  civarında hesaplanmaktadır.

Kamu yatırımlarındaki öncelikler ve tercihler, çılgın projeler için değil, İstanbul’un üzerine ‘Yeni bir İstanbul” inşa etmek için değil, riskli binalarda yaşamak zorunda bırakılan dar gelirli emekçi ve emeklilerin konutlarının yerinde yenilenmesi için kullanılmalıdır.

 

 

"KAMU KAYNAKLARINI HALK İÇİN KULLANMAK, KAMUNUN HEM GÖREVİ HEM DE SORUMLULUĞUDUR"

 

Kamu kaynakları kamunun yani halkın olduğu gerçeği ile ivedilikle mevcut konut stokunun iyileştirilmesi için kullanılıdır ve bu kamu yönetimlerinin hem görevi hem de sorumluluğudur.

 

"BU GÜNÜN SORUMLUSU HALK DEĞİL, İŞİNİ YAPMAYAN YÖNETİCİLERDİR"

 

Çünkü; bugüne kadar çıkarılan İmar ve Deprem Yönetmeliklerinin, inşaat ruhsat ve denetim eksikliklerinin, güvensiz yapılara kullanma izni verilmiş olmasının sorumlusu halk değil, “yürütme yetkisini” elinde bulunduranlardır.

 

"AZ MALİYET VE  SIFIR KARLA YERİNDE DÖNÜŞÜM MÜMKÜNDÜR"

 

Mevcut konut stokunun kamu kaynakları ile en az maliyetle, sıfır karla ve yerinde, dönüştürülmesi mümkündür.

 

Çok gecikmiş ve devasa boyutlara ulaşmış sorunun çözümünde, merkezi ve yerel idareler topyekûn bir seferberlik içinde çözüm üretmeli, finans kaynakları bulunmalı ve riskli yapılarının yenilenmesini ivedilikle uygulamaya koymalıdır.

 

"OLASI BİR AFETTE YAŞANACAK KAYIPLARIN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLUSU CUMHURBAKANI VE TÜM YÜRÜTME ORGANLARIDIR"

 

Kentsel Dönüşüm ile ilgili mevzuatta gerekli düzenlemeler hızla yapılmalıdır.

Emekçi halkın, güvenli barınma hakkının tesis edilmemesi durumunda, olası bir afette hayatlarını kaybetmelerinin veya yaralanmalarının birinci derece sorumluları, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, tüm yürütme organlarının yetkilileri ve görevlileri olacaktır.

 

"TALEPLERİNİ DE DİLE GETİRDİLER"

 

Bakırköy halkı olarak, yasama ve yürütmeden sorumlu olan tüm yetkililerden talibimiz;

1- Depremden sonra insanlara mezar olmuş binaların üzerine “deprem konutları” yapılması yerine, depremden önce, binalar insanlara mezar olmadan önce, yaşam alanlarının kamu bütçesi ile deprem güvenli olarak, ivedilikle yeniden inşa edilmesini veya güçlendirilmesidir.

 

2- Bu taleple hazırlanan kişisel dilekçeler, bugünden itibaren, Bakırköy Belediyesine elden ve diğer yürütme organlarına CİMER üzerinden iletilecektir.

 

"BAKIRKÖY KENT SAVUNMASI DEPREME YÖNELİK KENTSEL DÖNÜŞÜM İLKELERİNİ AÇIKLADI"

 

Gezi Direnişi sonrası kentin ve kentsel çevrenin ranta ve yağmaya karşı korunması hedefi ile, Mimarlar Odası başta olmak üzere siyasi parti, STK'lar, demokratik kitle örgütleri ve derneklerin yer aldığı 80’e yakın bileşenden oluşan Bakırköy Kent Savunması Yürütme Kurulu’da açıklamada yer aldı.

 

BKS Sözcüsü Arkeolog Dr. İlknur Türkoğlu, “Biz Bakırköy Kent Savunması olarak, ilçemizin en öncelikli sorunu olan deprem ve güvenli bir çevrede yaşam hakkını, merkezi idarenin yanı sıra yerel yönetim tarafından da teslim edilmesini bekliyoruz” diyerek, yönetim kurulu olarak 12 maddeden oluşan depreme yönelik kentsel dönüşüm ilkelerini sıraladı.

 

 

1. Mülkiyet hakkı, sağlıklı ve güvenilir bir çevrede yaşama hakkı, anayasal haklardır ve korunmalıdır.

 

2. İstanbul depremine karşı alınacak önlemler çerçevesinde yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim uygulamalarında, merkezi idare ve yerel yönetimler sahip oldukları imkanlarla sorunun çözümüne katkı koymalıdırlar.

 

3. Yerel yönetimce 15 mahallesi olan Bakırköy’de niye sadece 7 mahalle için öneri sunulduğu bilinmemektedir. Bütüncül bir planlama anlayışıyla, yapı stoğunu arttırmadan, üst planlara uyumlu, Bakırköy’ün tüm mahalleleri için çözüm üretilmelidir.

 

4. Yerel yönetim yetkilileri tarafından çokça ve yanlış olarak dillendirilen Bakırköy’de bulunan binaların çok yaşlı olduğu söylemi ruhsatı, iskanı verilmiş ve düzenli vergi alınan söz konusu binaların yapımında denetim eksikliğini gözden kaçırmaya yöneliktir. Yaşlı bina yoktur, kurallara uygun yapılmayan bina vardır. İnşaat ve rant lobilerinin etkisinde geliştirilen bu söylemler soruna gerçek manada bir çözüm geliştirilmesinin önünde engel teşkil etmektedir.

 

5. Öncelikle ve acil olarak tüm paydaşların katılacağı bir planlama süreci yürütülmeli, bu plan çerçevesince alternatif ve “yerindeliği” gözeten çözümler üretilmelidir. Projelerde alanda yaşayanların yine aynı alanda yaşamaları mutlaka sağlanmalıdır.

 

6. Halkın bu sorunundan ve çaresizliğinden nemalanmaya kalkan çevreler dışlanarak Kiptas örneği kuruluşlar eli ile sıfır kar ve asgari maliyetli yapım işine başlanmalıdır.

 

7. Çevre bölgelerde geçici barınma ihtiyacını karşılayacak ve aynı zamanda ilçemizde kiracı konumunda ikamet edenlere uygun koşullarda öncelik tanıyacak konut hizmeti üretilmelidir.

 

8. Proje alanlarının planlamasında ve uygulamalarda meslek odaları, üniversiteler ve STKların görüşleri ve önerileri alınmalıdır. TMMOB ile yapılacak görüşmeler ile yetişmiş nitelikli insan kaynağımız olan Mimar ve mühendislerimizin yapı üretim sürecine katkıları sağlanmalıdır.

 

9. Merkezi ve yerel idareler tarafından finans kaynakları yaratılmalı ve devlet güvencesinde halkın kullanımına sunulmalıdır. Sahip olunan bütün kaynaklar ve imkanlar halk yararına kullanılmalıdır.  Projelerde, geri ödemeler hak sahiplerinin ödeme gücüne göre düzenlenmeli ve ödemeler iskan sonrası başlatılmalıdır.

 

10. Kentsel dönüşüm projeleri ayrıcalıklı imar hakkı sağlama aracı olmamalıdır. Güvenli yapılarda can güvenliğinin sağlanması amaçlanmalıdır.

 

11. Geliştirilen kentsel dönüşüm projelerde planlama ve kamu yararı ilkelerine uyulmalıdır.

 

12. Proje süreçleri hesap verilebilir, şeffaf ve katılımcı olmalı, projeden etkilenen tüm kişiler bilgiye kolayca ulaşabilmelidir.

 

13. Projeler hiçbir koşulda tarihi ve kültürel değerlere zarar vermemelidir.

 

14. Projeler üst ölçekli planlarla ve kent bütünü ile uyumlu olmalıdır.

İlknur Türkoğlu, BKS olarak, maddeler halinde sıraladıkları ilkeler ışığında, tüm yetkilileri görevlerini yapmaya çağırarak, halka karşı olan sorumluklarını kendilerine bir kez daha hatırlattıklarını söyledi. 

 

 

"BİLİME VE MÜHENDİSLERE KULAK VERİLMELİDİR"

 

Türkoğlu’nun ardından, depreme dayanıksız olmayan ilçedelerden biri olan Bakırköy’de yapılan eyleme destek vermeye geldiğini söyleyen Jeofizik Mühendisi, Deprem Bilimci Akademisyen Dr. Savaş Karabulut, bu güne kadar hazırlanan tüm raporlarda Bakırköy’ün karşılacağı sorunların bilindiğini, İBB’nin hazırladığı raporda da yaşanması muhtemel kayıpların boyutunun net olarak görüldüğünü söyledi.

 

Depreme hazırlık konusundaki sorunun ancak bilim insanlarına ve mühendislere kulak asılırsa çözülebileceğini söyleyen Karabulut, “Bilime kulak verecek kişi buradaki halk değildir. Buradaki halk çaresizliğinden dolayı buradadır. Bakırköy’de dahil olmak üzere, tüm Türkiye’de, ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi ve merkezi hükümet, depremden sonra değil, depremden önce harekete geçmelidir. Bu gün burada ilgili kamu yöneticilerine ’Bizi depreme hazırlayın’ demek için bir araya geldik.” dedi.

 

Konuşmaların ardından hep birlikte belediye binasına giden Bakırköy Kentsel Dönüşüm Dayanışma Meclisi, imzaladıkları dilekçeleri ilgili birime teslim etti. Bakırköy’den başlatılan ‘Yöneticileri göreve davet etme’ eyleminin, diğer ilçelerde de örgütlenerek sürdüreceği bildirildi.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bakırköy Kentsel Dönüşüm Dayanışma Meclisi, Bakırköy Kent Savunması,
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-176058651-1